Sağlıklı yaşamak için bunları yapın

Sağlık Yorum Yok »

Kalp-damar cerrahisinde yaptığı buluşlarla Amerika’da ‘Milenyum Doktoru’ seçilen Prof. Dr. Mehmet Öz, günlük yaşamından son kitabında anlattığı sağlık önerilerini ve uzun yaşam kurallarını günlük yaşama nasıl uyarladığını anlattı.

Öz, başkalarına yardım etmenin öncelikle stresten uzak kalmayı sağladığı için insan yaşamını uzattığını dile getirerek, özellikle stresi yok etmek için çocuklarıyla uzun zaman geçirdiğini ve bu şekilde yaşam kalitesini artırdığını söylüyor. İşte Öz’ün son kitabında da anlattığı sağlıklı yaşam reçetesi:

Vakıflar ömrü uzatıyor

Sağlıklı yaşlanmayı sağlayan etkenlerden birisi devamlı diğer insanlara bir şey vermek, yardım etmek. Vakıfların aslında en mühim yanı budur. İnsanlar başkalarına yardım etmek için para ve zaman harcıyorlar. Aslında başkalarına yardım ederken, kendinize de yardım etmiş oluyorsunuz.

Hatta yaptığımız araştırmalarda yardım edenlerin, yardım alanlardan daha uzun yaşadığını görüyoruz. Vakıfların amaçlarından biri de, yardım alan kişilerin ileride başka kişilere de yardım etmesi. Çünkü başkasına yardım etmek, yaşlanmayı azaltan en önemli etkenlerden biri.

Sağlık, bilinçle sağlanır!

Dünyadaki bütün kanseri yok etsek insanın ömrü ancak 2.5-3 sene artar. O yüzden yaşam süresini uzatmak için kanser ve kalp hastalıklarını önlemekten çok, insanların bilinçlerini yükseltmemiz gerekiyor.

Çünkü yaşlandığımız zaman zayıf kalıyoruz ve kuvvetimizi kaybediyoruz. Bunun sebepleri arasında hormon değişiklikleri, spor yapmama, stres karşısında gücümüzü kaybetmemiz gösterilebilir. Kitapta tüm bunları değerlendirerek halka anlatıyoruz.

Gıda değişimini öneriyoruz

Gıda değişimleri konusunda bilgi veriyoruz. Gıda değişimini her zaman organlar özelinde anlatıyoruz. Mesela karaciğere, beyne, böbreğe, kalbe, akciğere ne iyi geliyor. Kitapta bunların hepsini anlatıyoruz. Amerika’da 900 bin adet satılan son kitabım henüz Türkçe’ye çevrilmedi ama diğerleri iyi satılıyor.

D vitaminiyle yaşlanmayı önle

Yaşlanma belirtileri gösteren insanların çoğunda D vitamini eksikliği var. Normal olarak bunu güneşten alırız, vücudumuz güneş gördüğü zaman derinin içindeki kolesterol, D vitaminine dönüşüyor.

D vitamini kemikleri kuvvetlendiriyor
D vitaminin eksikliğinde bağışıklık sistemi zayıflıyor ve ayrıca kanser oranı artıyor. D vitamini alımını artırmak için vücudumuzun daha fazla güneş görmesini sağlayabiliriz. Ama yaşlı görünmemek için yüzümüzü korumalıyız

UYKUNUZA DİKKAT EDİN!

Çünkü yaş ilerledikçe vücuttaki testosteron yüzde 80 oranında azalıyor. Büyüme hormonu örneğin adalelerimizi güçlü tutmaya yarar. Bir insanın 5 yaşındayken sahip olduğu büyüme hormonu miktarı ile 60 ya da 80 yaşındayken sahip olduğu büyüme hormonu miktarı arasında çok büyük fark var. Büyüme hormonunu fazlalaştıran şey ise uyku.

Yeterli uyku uyuyamazsak büyüme hormonunun oranı düşüyor. Bu hormonu insanlara iğne ile de verebiliriz ama hem pahalı hem de gereksiz. Düzenli uyku sayesinde büyüme hormonu kendiliğinden artıyor ve hem kendinizi daha kuvvetli hissediyorsunuz hem de daha güzel görünüyorsunuz. Işıkları yavaş yavaş azaltarak uyuyun. İnsanların sadece yüzde 30’u rahat bir uyku uyuyabiliyor.

Sebep yoksa kalp çalışmaz
Eğer kalbi çalıştırmak için bir sebep yoksa kalp çalışmaz. Örneğin kromozomlarda telemier denilen bir uç var. Bu uç koptuğu yaşama süresi azalıyor. Bu bağın kopmasına neden olan etkenler ise stres, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kötü beslenme, kötü yağlar ve şeker!

Metabolizmayı artıran besinler

Sağlık Yorum Yok »

Zencefil

Hipokrat tarafından da ilaç olarak kullanılmış olan zencefil kan hücrelerinin bir araya toplanmasını ve damarda pıhtı oluşmasını dolayısıyla damar tıkanıklığını önlediği bilinmektedir. Zencefil aspirin gibi çalışarak romatizma ağrılarını ve iltahabı azalttığı bildirilmektedir. Yemeklerinizde maydanoz, dereotu vb gibi çeşni, salatalarınıza değişik bir tat verici olarak kullanılabilinir.

Çikolata

Şişmanlatıcı ve sağlığa zararlı olduğu nitelendirilen çikolatanın yakın zamanda içerdiği antioksidan fenoller içeriği nedeniyle insan beslenmesindeki yerini korumuştur. İçerdiği ksantin adındaki bileşikler sayesinde kalbi ve kasları uyarıcı, kalbe giden damarlarda genişletici özelliği bulunmaktadır. Günde 3-4 küçük top veya 3-4 küçük parçacık hem mutlu eder hemde kakao yağında bulunan stearik asit içeriği sayesinde kan kolesterolünüzün en azından yükselmedmesine yardımcı olursunuz.

Yulaf kepeği

İçerdiği beta-glukan nedeniyle safra asitlerinin barsaklardan emilimini önleyerek kolesterolü düşürdüğü, barsak fonksiyonlarını içerdiği kepek nedeniyle düzenlediği bulunmuştur. Ancak buğday ve pirinç keğeğide kolesterol ve tansiyon düşürücü etki sağlamaktadır. Günde 2 yemek kaşığının üzerinde tüketmemeği öneririm. Çünkü kepekten de çok fazla tüketim önemli minerallerin vücutta kullanımını engellemektedir.

Mürdüm eriği

Mürdüm eriğindeki sorbitol ve pektin denilen maddeler barsaklarda iyi bir şekilde sindirilmemekte ve kolesterolü yapısına bağlayarak dışarı atılmasına neden olmaktadır. Kaliforniya Üniversitesinde yapılan bir çalışmada yüksek kan kolesterolüne sahip hasta grubuna 4 hafta boyunca diyetlerine ek olarak günde 12 adet mürdüm eriği eklemenin kolesterol düşürme hızında çok etkili olduğu bulunmuştur.

Kereviz

Kerevize özel kokusunu veren fitalid adlı maddenin kandaki stres hormonlarını azalttığı, bu yolla damarların gevşemesine ve tansiyonun düşmesine yardımcı olduğu buna ek olarak kan kolesterolünün düşürmede de etkili olduğu bildirilmiştir. Unutmayın kerevizin saplarında daha fazla fitalid bulunmaktadır yemekleri hazırlarken köklerini ve saplarında daha fazla yararlanın.

Kırmızı biber

Özellikle tatlı kırmızı biber ülser ve tansiyon tedavisinde oldukça etkilidir. Karetenoid, flavanoid, esans yağları ve bol miktarda C vitamini içermesi bu etkiyi sağlamakta, buna ek olarak kolesterolün düşmesine de yardımcı olmaktadır. Ayrıca kırmızıbibere acı tadını veren kapraicin çok kuvvetli bir antioksidan olup hem kalp hastalıklarına hem de kansere karşı koruyucu etki gösterir.

Sarımsak

İçerdiği alil di sülfatlar, potasyum, fosfor, selenyum ve A vitamini sayesinde birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Dizanteri, tansiyon ve kolesterol-trigliserid yüksekliği, kan pıhtılaşması tedavilerinde oldukça etken olan sarımsağı günde en az 3-4 diş yemek gerekmektedir.

Soya fasulyesi

Soya fasulyesi oldukça ilginç bileşimlere sahip bir kuru baklagildir. Kalp sağlığı üzerine hergün yeni bir etkisi bildirilen soya güçlü omega 3 yağ asidi içeriği, yüksek oranda glisin ve arginin aminoasitlerini içermesi, lesitin, saponin ve isoflavonların bulunması yüksek kolesterol düzeyini hızla düşürdüğü bildirilmektedir.

Keten Tohumu

Keten tohumunun içerdiği omega 3-6-9 gibi yağ asitleri sayesinde; vücut sıcaklığının korunması, sinir sistemi, dokuların korunmasını sağlamaktadır. Yağ asitleri; kan damarlarının genişlemesi, kolesterol metabolizması ve diğer kritik bio-kimyasal fonksiyonlar dahil çeşitli vücut prosesleri için gerekli olan prostaglandinlerin üretimi için de çok önemlidir.

Prostaglandinler hormon benzeri maddeler olup; bağışıklık sistemi, üreme, kalp-damar ve sinir sistemi gibi sistemlerin fonksiyonlarının düzenlenmesine yardım ederler. Çeşitli bilimsel araştırmalar göstermiştir ki; omega-3 yağ kaynaklarının tüketimi koroner kalp hastalıklardan ölüm riskini büyük ölçüde azaltmaktadır. Keten tohumu omega-3 serisi temel yağ asitlerinden Alpha Linolenic Acid’den zengindir. Birçok çalışma bu yağ asitlerinden zengin beslenen bireylerde kötü kolesterolü (LDL) ve kandaki trigliseridleri düşürmeye yardımcı olduğu yönündedir. Aynı zamanda kalp krizine veya damarda veya kalpte kanın pıhtılaşmasını da önlediği bilinmektedir.

Keten tohumu yağı; menopoz ile ilgili bazı semptomlara (sıcak basması, vajinal kurumadan dolayı oluşan mantar enfeksiyonları) ve PMS’ e (Menstural kramplar veya adet öncesi sendromlar) iyi gelmektedir. İçeriğindeki iltihap giderici ajanlar romatoid artrit, sedef, allerjilerde iyileştirici güce sahiptirler. Keten tohumu yağı, kronik kabızlığa karşı da kullanılır. Çok etkili müshil ilaçlarının sürekli kullanımda bağırsak mukozasını tahriş ettiği ve organizma için gerekli olan minerallerin (özellikle potasyum) azalmasına yol açtığı biliniyor. Halbuki keten tohumu kullanımında bu tür yan etkiler söz konusu değildir.

Çünkü keten tohumunun müshil etkisi mekaniktir. Mide mukozası iltihabı ve ülseratif kolitlerde faydalıdır. İçeriğindeki lignan (SDG) anti-kanser özellikli bir madde olup; öncelikle göğüs, kolon (kalın bağırsak) ve prostat kanserine karşı koruyucu, kanserli hücrelerin büyüme hızını yavaşlatıcı ve bağışıklık sistemini güçlendiricidir. Salatalarınıza, yoğurt ve çorbalarınıza günde 2 yemek kaşığını geçmeyecek şekilde kullanmanızın faydaları bulunmaktadır.

Göğüs Büyütme

Estetik Yorum Yok »

Memeleri yeterli hacimde olmayan ya da hamilelik ve emzirmelere bağlı olarak meme dokusu azalan ve hafif sarkma oluşan kişilere;meme protezi kullanarak memeyi istenen hacim ve görünüme kavuşturmak için yapılan işlemdir.

Ameliyat zamanı,
Memelerin gelişimi 18 yaşında tamamlanır ve ameliyat bu yaştan sonra yapılabilir.
Protez ameliyatlarındaki uygun teknik ve yöntemlerle, doğum yapmadan da ameliyat yapılır ve kişinin süt vermesinde bir olumsuzluk görülmez.

Ameliyat öncesi görüşme,
Meme estetiği operasyonlarından önce; 40 yaş altı kadınlar da meme ultrosonu,40 yaş üzeri kadınlar da mamografi tetkikleri istenerek değerlendirilir.
Daha önce ameliyat olmuş hastalarla görüşmek,hastaların ameliyat öncesi-sonrası fotograflarını görmek ameliyat olacak hastaya fikir verebilir.Ancak,ameliyatın tekniği ve kullanılacak protezin türü her hasta için farklı olacaktır.
Ameliyat öncesi görüşmede;yapılacak ameliyatın tekniğine ve kabaca uygulanacak protezin hacmine karar verilir.

Protez büyüklüğü,
Meme protezinin hacmini belirlemede;kişinin isteği,boyu-kilosu-omuz genişliği, mevcut memelerinin durumu ve göğüs kafesinin yapısı önemlidir.
Memeler;yağ ve meme dokusundan meydana geldikleri için;büyüklükleri kilo ile yakından ilişkilidir.
Memelerdeki mevcut şekil ve büyüklük hedeflenen protezin hacmini ve ameliyat tekniğini belirleyecektir.
Kişinin meme hacmi kullandığı sütyen ölçüsüne göre;75-80 ya da 32-34 inç ve A,B,C,D,E cup (kap) olarak tariflenir.75-80 ya da 32-34 inç memenin altından geçen göğüs çevresinin uzunluğudur.A,B,C,D,E ise meme ucundan geçen göğüs çevresi uzunluğunun meme altından geçen göğüs çevresi uzunluğuna farkıdır.Bu fark ortalama 10 cm olduğunda A cup,17 cm olduğunda B cup,23 cm olduğunda C cup,29 cm olduğunda D cup ve daha fazla olduğunda E cup denir.
Meme alt kenarındaki iç-dış yarı çap uzunlukları ve meme projeksiyonu dediğimiz meme ucunun göğüse olan uzaklığı ölçülerek, bilgisayar programı ile de meme hacmi hesaplanabilir.
Protez ameliyatları cup değerini değiştirir.Örneğin 75 A olan bir meme,ameliyat sonrası 75 B veya 75 C olur.
Ortalama olarak her cup arasında 150 cc fark vardır.
Meme büyüteme ameliyatlarında ideal proteze karar vermede; ameliyat sırasında örnek protezleri deneyerek yerleştirmek en uygun yöntem olacaktır.

Protez türleri,
Protezler;içeriklerine,şekillerine,yüzeylerine bakılarak çeşitli sınıflara ayrılmıştır.

İçeriklerine göre,
Protez içeriği ne olursa olsun protezin dışı ince bir silikon tabaka ile kaplıdır.İçeriğine göre,serum fizyolojik dediğimiz tuzlu su, koheziv jel silikon ve etrafı koheziv jel silikon iç kısmı serum fizyoljik olan kombine protezler olarak sınıflandırılırlar.
Serum fizyolojik içeren protezler herhangi bir sebepten dolayı (trafik kazası, kesici-delici alet batması, ateşli silah yaralanmaları vb.) delinir, patlar ya da sızıntı yaparsa dışarıya çıkan serum vücut tarafından emilir,vücuda zarar vermez.Ancak,protezin kıvamı ve su hissi zamanla hastayı rahatsız edebilir.
Koheziv jel içeren protezlerin dış kılıfı silikon içi akıcı olmayan jel silikondur. Akıcı özellikte olmadıkları için, herhangi bir sebepten dolayı delinirse, sızarak bulunduğu bölgeye yayılması söz konusu değildir. Kıvamının koyu olmasından daha şekilli göğüsler elde edilir.
Kombine protezler,görünüm olarak doğallı sağladığı gibi, küçük ayrıntıları da (özellikle asimetrik memelerde) düzeltebilir.

Şekillerine göre,
Yuvarlak protezler yarım küre şeklinde olup özellikle,meme dekoltesini oluşturan üst yarıya dolgun bir görünüm sağlar.
Anatomik protezler damla şeklinde olup,memenin doğal şekline daha uyumludur. Yerleştirildikten sonra memenin alt yarısında dolgun bir görünüm oluştururlar
***Yuvarlak protez, kas altına yerleştirildiklerinde, damla protez görünümü kazanıp üst polde ve meme tabanında yeterli hacmi sağlar***

Yüzeylerine göre,
Yüzeylerinin düz ya da pürtüklü oluşuna göre sınıflandırılırlar.
Meme altına yerleştirilen protezlerde kapsül kontraktürünü daha efektif olarak engellemesi nedeniyle pürtüklü yüzeyler tercih edilirken,kas altına uygulanacak protezlerde düz yüzey kullanılır.

Protezlerdeki FDA onayıda proteze duyulan güveni sağlamaktadır.
.
Ameliyat teknikleri,

Protezin yerleştirildiği alan,
Meme dokusu ile göğüs kafesi arasında göğüs kası bulunur. Protezler,meme ile göğüs kasının arasına kas üzerine, ya da göğüs kası ile göğüs kafesi arasına kas altına yerleştirilebilir.
Protez,kas üzerine yerleştirildiğinde hızlı bir iyileşme olur ancak,kas altı gibi doğal bir görüntü oluşmayabilir;dışarıdan protezin üst kenarları görülebilir,elle muayene edildiğinde hissedilebilir. Ancak meme tabanı tam dolgunlaşır.
Kas altına yerleştirilen protez kenarları dışarıdan fark edilmesi,elle muayene edildiğinde hissedilmesi daha zordur. Bu nedenle daha doğal bir görünüm kazandırılmış olur. Kapsül ihtimali daha azdır.Ameliyat sonrası iyileşme süreci bir kaç gün daha uzun olabilir, göğüs kasının kasılmasını sağlayan omuz ve kol hareketleri ile ilk birkaç gün ağrı hissedilebilir.

***Dual planlı olarak protezin yerleştirlmesi ile;protezin üst kısmı kas altında alt kısmı kas üstünde olur ki,memeye en ideal görünüm verilmiş olur.***
Protez uygulama yerleri,
Protezler göğüs bölgesine 4 farklı yerden girilerek yerleştirilebilir:
1- Meme başı çevresi,
Ameliyat kesisi, meme başının alt kenarında renkli alan ile memenin birleştiği sınırda yaklaşık 4 cm. uzunluğunda yarım çember şeklindedir .
Ameliyat kesisi, meme başının çevresinde silik bir iz bırakarak iyileşir.
Protez kas altı ya da kas üzerine yerleştirilebilir.
Meme ucu süt kanalları ve meme ucu hissini sağlayan sinirler ameliyatta etkilenebileceği için,ameliyat sonrası kalıcı ya da geçici meme ucunda his kaybı ve süt verememe görülebilir.
Meme sarkıklığı fazla olan kişilerde meme protezi ile birlikte dikleştirme işlemi yapılacaksa protez uygulamasında en uygun yöntemdir.Sarkıklık durumuna bağlı meme altına uzanan yaklaşık 4 cm’lik düz (vertikal) çizgi meydana gelebilir.

2- Meme altı kıvrım çizgisi,
Meme altı kıvrımında yaklaşık 4-5 cm. uzunluğunda kesi yapılır.
Ameliyat kesisi, meme altı kıvrım çizgisinde silik bir iz bırakarak iyileşir.
Protez kas üstü ya da kas altı yerleştirilebilir.
Meme altı kıvrım çizgisinden girerek protez yerleştirildiğinde süt bezleri zarar görmez,meme başının duyusunu sağlayan sinirin etkilenme ihtimali daha azdır.

3- Koltuk altı,
Koltuk altında, derinin katlandığı çizgiler üzerinden protez türüne göre 2-4 cm. uzunluğunda bir kesi yapılarak, memenin altına doğru uzanan bir tünel hazırlanır ve protez bu tünelden yerleştirilir.
Protezler, bu yolla göğüs kasının altına yerleştirilir.
Ameliyat kesisi koltuk altında olduğu için, meme bölgesinde ameliyat izi olmaz. Koltuk altındaki ameliyat izi ise kıvrım çizgileri içinde kaldığından dolayı zamanla kaybolur.
Meme süt kanalları ve meme ucu siniri etkilenmez.

4- Karın germe sırasında göbek altından,
Karın germe esnasında memenin altına doğru uzanan bir tünel hazırlanır ve protez bu tünelden yerleştirilir.
Protezler, kas üstü ya da altına yerleştirilebilir.
Ameliyat kesisi olmadığı için, meme bölgesinde ameliyat izi olmaz.

Ameliyat sonrası ağrı ve anestezi türü,
Ağrı kesici ilaçlarla kontrol altına alınabilen; ameliyat sonrası kollarda hafif ağrı ve memelerde gerginlik olabilir.
Ameliyat sonrası sırt kısmı yüksekte olacak şekilde yatarak dinlenmeniz gerekmektedir.
Ameliyat genel anestezi altında yapılmaktadır.

Hastanede kalış,
Hastanede kalış bir gecedir.
Ertesi gün,koltuk altı ya da memedeki pansuman açılarak yenilenir, ve yaklaşık 15 gün kullanacağınız meme üzerindeki bant tekrar uygulanır.
İlk günlerde,memelerinizi ödemden dolayı biraz daha büyük görebilirsiniz ancak ödemler geriledikçe istenen boyuta ulaşılacaktır.

Ameliyat sonrası iyileşme,
Ameliyat sonrası ortalama 5.günde iyileşmeniz tamamlanmış,işe dönebilir,yolculuk yapabilirsiniz.Ancak,yüzme ve ağır egzersiz gibi kol ve göğüs kaslarını çalıştıracak aktivitelere iki ay ara vermelisiniz.

Ameliyat komplikasyonları,
Erken dönemde;kanama ve enfeksiyon gibi cerrahi işlem sonrası görülebilecek komplikasyonlar az da olsa vardı.
Protezin ve yerleştirileceği yuvanın uygun büyüklükte olmamalarına bağlı;protezin yukarıya-aşağıya yer değiştirmesi,iki protezin göğüs orta kısmında simmasti dediğimiz şekilde birbirine yapışması olabilir.
Gereğinden büyük protez uygulamaları,memede sarkmaya sebeb olabilir.
Özellikle meme ucundan yerleştirilen protezlerde;süt verme sıkıntısı görülebilir,meme ucu his kaybı geçici ya da kalıcı olabilir.
Vucut protezi yabancı cisim olarak algılayıp çevresine bir kapsül oluşturur.Zaman içinde bu kapsül kontraksiyonu dediğimiz belirli derecelerde oluşabilen kapsül kasılması için protezin değişimi gerekebilir.

Merak ettikleriniz,

*Günümüzde meme büyütmenin en sağlıklı ve kalıcı yöntemi meme protezleridir,hormon içerikli ve bitkisel kökenli ilaçlar,kanser yapıcıdır; geçici ve vucuda zarar verici olarak meme hacmini bir miktar arttırabilir.

*Meme protezleri silikon içerikli olup,silikonlar inert maddelerdir.Vucutla hiç bir şekilde reaksiyona girmez ve ömür boyu yapısı bozulmadan vucutta kalabilir.

*Meme protezinin kanser yapmadığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

*Meme protezi sonrası,rutin meme kontrollerinde 40 yaş öncesi meme ultrosonu,40 yaş sonrası meme MR (magnetik rezonans) görüntüleme teknikleri kullanılır.

*Hafif dereceli sarkmalar protez ameliyatları ile düzelebilirken,gereğinden büyük uygulanan protezler zamanla memelerde sarkmalara yol açabilir.

MEME ESTETİĞİ AMELİYATI ÖNCESİ YAPMANIZ GEREKENLER

1-Ameliyat tarihinizden bir hafta öncesi;sigarayı bırakmanız,aspirin türü kan sulandırıcı ilaçlar almamanız,bitkisel tablet kullanmamanız ve bitki çaylarına ara vermeniz gerekmektedir.

(Sürekli kullandığınız ilacı doktorunuza danışmadan kesmeyiniz)

2-Bayan hastalar için,ameliyat tarihi regl dönemlerine denk gelmeyecek şekilde ayarlanması faydalı olacaktır.

3-Hastaneden çıktıktan sonra,dinlenip rutin işlerinize ara vereceğinizden dolayı size birkaç gün yardımcı olacak birisini ayarlamanız faydalı olacaktır.

4-Ameliyat sonrası ortalama 1.haftada memelerinizdeki pansuman çıkarılmış olacak,uçak yolculuğu yapabilir ve işe dönebilirsiniz.

5-Ameliyat sonrası iyileşmeniz hızla tamamlanacaktır ancak;tatil programınızı yaparken ameliyat sonrası 2 ay güneşlenmenin,ağır sporlar yapmanın yasak olduğunu unutmayın.

Burun Estetiği

Estetik Yorum Yok »

Estetik Burun Operasyonu (Rhinoplasti)

Rhinoplasti nedir,

Rhinoplasti,estetik amaçlı olarak burun şeklinin düzeltilmesi için yapılan operasyondur.

Ameliyat yaşı,

Estetik burun operasyonu yaptırmak için hem anatominin hem de ruhsal yapının olgunlaştığı ortalama 18 yaş alt sınırdır.

Ameliyat öncesi görüşme,

Ameliyat öncesi görüşmede;nefes alma durumunu ve burun iç yapılarını değerlendirmek için endoskopik muayene yapılır.Hastanın burun fotografları çekilip bilgisayar üzerinde ameliyat sonrası oluşacak muhtemel şekil görülür.

Ameliyat tekniği,

Ameliyatta burun kemikleri zarif kesiciler ve mikromotor ile kesilip-törpülenerek şekillendirilecek,kapalı tenik özelliği olarakta burun dışınızda iz kalmayacaktır.

Burundan nefes alma zorluğu, septum deviasyonu  denen burun orta duvar eğriliği ile yaşanmaktadır. Bu durumlar tespit edilirse ameliyat sırasında düzeltilecektir.(Septorhinoplasti operasyonu olarak adlandırılır)

Ameliyatta ihtiyaca göre,hump dediğimiz burun üstündeki çıkıntı çıkarılır,burundaki eğrikik düzeltilir,burun sırtı, burun ucu, burun delikleri şekillendirilir, burun içindeki kesiler kendiliğinden eriyen iplerle kapatılıp burun dışına özel bantlar yapıştırılır ve bir hafta kalacak plastik atel yerleştirilir.

Ameliyat sonrası verdiği rahatsızlıklar nedeniyle tampon kullanılmaz.

Anestezi türü ve ameliyat süresi,

Ameliyat genel anestezi altında yapılır,ortalama 2-2,5 saat sürer.

İyileşme süreci,

Ameliyat sonrası ilk gün yüze soğuk uygulama ve basit ağrı kesici ilaçlar hastayı rahatlatır.Hasta 1 gece hastanede kalıp ertesi gün eve döner.

Ameliyattan 2-3 gün sonra en fazla olmak üzere hafif bir ödem (şişlik) ve morluk oluşabilir ki,bu da sonraki günlerde hızla  geriler.

Ameliyattan ortalama 5.-7. gün sonra burun üzerindeki plastik atel ve bantlar çıkarılır.

Ameliyattan yaklaşık 5-7 gün sonra normal hayata geri döner,yolculuk yapabilir ve işinize başlayabilirsiniz.

10-15.günlerde yürüyüş şeklinde sizi fazla yormayacak aktiviteler yapmanızda fayda vardır.Ancak,tempolu egzersiz ve yüzmeye başlama zamanı ameliyat sonrası 3.ya da 4.hafta olmalıdır.

Gözlük kullanımı ortalama 1.ayda hafif çerçeveli bir gözlükle başlanabilir.(Lens kullanan hastalar,ameliyat sonrası 2-3.gün lenslerini kullanmaya başlayabiliyorlar.)

Burnunuza travma alabileceğiniz sporlara ve dalmaya 2.aydan önce başlamamalısınız.

Burun şeklinin  tam olarak oturması ortalama 3-6 ay olacaktır.

Ameliyatın komplikasyonları,

Ameliyat sırasında; septum delinmesi olabilir ki,bunun o anda tamir edilmesi faydalıdır.İleride burundan nefes almada ses gelmesine sebeb olabilmektedir.

Burun kemik ya da kıkırdaklarından fazla çıkarılması ya da burunun fazla küçültülmesi veya büyütülmesi olabilir.

Ameliyattan hemen sonra kanama olabilir ki,kanamanın türüne göre hekiminiz işlem yapar.

İyileşme döneminizde,yüzünüzde özellikle üst dudakta,burun ucunda şişlikler ve uyuşukluklar olabilir ki, bunlar zaman içinde gerileyecektir.

İlerki dönemlerde burun içi mukoza yapılarında yapışıklık meydana gelebilir ki, nefes almada yarattığı problem nedeniyle bir cerrahi işlemle düzeltilmesi gerekebilir.

Tıbbi kaynaklar %10 oranında ameliyat sonrası revizyon dediğimiz cerrahi işlemler gerekebileceğini, revizyon cerrahisi için ideal sürenin ameliyattan 1 yıl sonra olması gerektiğini bildirir.

Burun ameliyatlarında başarı,

Kişiye bağlı değiştirilemez etkenler olarak; kişinin yaşı,anatomik yapısı ve yara iyileşmesine vucudun verdiği reaksiyon başarıyı olumlu ya da olumsuz yönde etkiler.Burun cildinin ince olması,burun kıkırdak yapısının kalın olması,burun büyüklüğü yüzüyle fazla orantısız olmaması ve tüm yüz hatları orantılı olan kişilerde başarı oranı artarken,burun cildinin yağlı ve kalın olduğu,burun kıkırdaklarının ince olduğu,yüze göre çok büyük ya da çok küçük bir burun ve yüzün totalindeki  orantısızlık ya da asimetri başarı şansını azaltabir.Kişiye bağlı olarak;daha önce operasyon ya da travma geçirmiş olmak,iyileşme döneminde gerekli özeni göstermemiş olmakta başarı şansını etkileyebilir.

Kişinin yüzü ile orantılı büyüklükte,simetrisi tam,bakıldığı zaman güzel gözüken ancak ameliyat yapılmış olduğu fark edilmeyecek kadar doğal duran ve nefes alma problemi olmayan burun ideal burun olarak tanımlanabilir

 

biber hapi Oyun wakame wakame wakame orjin moliva afrika mangosu ukash panax